Asu Maro – Bu ismi aklınıza yazın!

Adı Merve Engin. Ben ne yazık ki sezon sonunda yakaladım oyununu: ‘Kıyıya Oturmanın Böylesi’. Tek kişilik bir oyun ama sahiden ‘tek kişilik dev kadro’ budur…
Salona girdiğinizde sahnede kelimenin tam anlamıyla ‘debelenirken’ buluyorsunuz onu. Kostümünü giymeye çalışıyor, söyleniyor, gelene gidene laf atıyor. Sonra telefonu çalıyor ve oyun arkadaşlarının, ki kendileri 11 kişiler, trafikte takıldığını öğreniyor. Diyorlar ki “Merve, diğer rolleri de sen oynayacaksın bugün, üzgünüz.”
Böyle başlıyor Merve Engin’le bir buçuk saate yakın sürecek yolculuğunuz. 500 yıllık Commedia Dell’arte türünün bir örneği ‘Kıyıya Oturmanın Böylesi’. Aslında tek oyuncunun masklar ve ufak tefek aksesuarlarla bütün kişileri canlandırdığı bir versiyonu.
Oyunun ‘süpervizörü’, Engin’in Hacettepe’den mezun olduktan sonra İtalya’da birlikte çalıştığı Antonio Fava. Masklar ve oyunun ‘kanava’sı, yani iskeleti de ona ait. İkisi birlikte daha önce Şikago, Dubai, Prag gibi muhtelif yerlerde ve tabii çeşitli dillerde Commedia dell’Arte oyunları sahnelemişler. İngilizce ve İtalyanca da ‘doğaçlayabiliyor’ Merve Engin, anlayacağınız.
Ve hakikaten sıra dışı bir sahne ışığı, yeteneği var. Üstelik çok güzel ve sempatik. ‘Kıyıya Oturmanın Böylesi’ şimdilik bitti. Neyse ki Merve Engin bir ikincisini hazırlamak niyetinde. Ve kendisini bu yıl yeni kurulacak sürpriz bir tiyatroda izleyeceğiz. Bence bundan sonra zaten hep izleyeceğiz, bu ismi unutmayın…

 

http://cadde.milliyet.com.tr/2011/06/10/YazarDetay/1400573/Bir_odul_toreninin_dusundurdukleri